2 Şubat 2025
Doğuştan Ağır, Yaralı Kanatlar: Bird
Uçuşan perdeler, camın dışına çıkamayan kelebekler, çimlerin arasında yolunu kaybetmiş atlar, otların hışırtısı, gökyüzünde süzülen kuşlar, suların içine kıyafetleriyle kendini bırakan genç kızlar, sokak aralarından gelen […]
26 Ocak 2025
2024’te Müstesna Üç Gün: Muş Öykü Günleri
2024’te beni en çok etkileyen olaylardan biri Mayıs ayında Muş’ta gerçekleşen Muş Alparslan Üniversitesi Öykü Günleri oldu. Üç gün boyunca okumak, yazmak ve gerçekle kurgu arasında […]
21 Ocak 2025
Kuru Otlar Üstün(d)e: Bireycilik Güzellemesi
Günümüz dünyasında hakikate yabancılaşma önlenemez biçimde derinleşiyor. İnsanın varoluşsal deneyimleri; dünyada bir anlam arayışı içinde olmak, varoluşunu anlamlandıracak değerlerle ilişki kurmak hattında ilerledi çoğunlukla. Oysa şimdi […]
18 Ocak 2025
Günümüz Şiirini Anlama Çalışmaları X Fırtına Kuşu Olarak Şair: Yetmişli Yıllar Şiiri Üzerine
İkinci Yeni şiir dilinin imgenin kullanımı ve çağrışımın çok anlamlı yapısının ifade gücüne kazandırdıkları açısından, kendinden sonra gelen şairlerin az çok hepsine bir şeyler kattığı yadsınamaz. […]
14 Ocak 2025
Zift Sanat’tan İlk Kitap: Filistin’i Görme Biçimleri
Rifat el-Arîr’e Dünya sancılarla kabuk değiştiriyor sanki. “İnsan”lığımıza dair yeniden düşünmeye başladığımız bu süreçte birçok gerçeğin farkına vardık. Belki de en çaresiz hissettireni; uluslararası hukuk, insan […]
11 Aralık 2024
Murat Pay’la Hep 33 Yaşında Üzerine
Filmin ismiyle başlayalım isterseniz; neden “Hep 33 Yaşında”? Cennet yaşı olarak geçiyor kültürümüzde malûm. Dünyanın penceresinden bakınca da çalışmaya, canlılığa, hareket ve diriliğe atıf yapıyor. Ansiklopedi […]
25 Kasım 2024
Şiirde Buluşan, Şiirle Ayrılan Yollar: Sezai Karakoç ve Cemal Süreya
Modernist Türk şiirinin şekillendiği 1950’lerde İkinci Yeni’yi kendi doğal mecralarında başlatan, 60’ların edebiyatında mıknatısın iki kutbu gibi konumlanan iki şair: Sezai Karakoç ile Cemal Süreya. İkinci […]
12 Kasım 2024
Tanıklık, Korku ve Umudun Yansıdığı Savaş Öyküleri
“Savaşa tanıklık etmek” cümlesinin muhatabını ezen bir yanı var. Tanığım ve artık önceki gibi olamam. Ben ve nefsim baş başayız. Kul Mesud’un cümlesindeki gibi: “Hiç kimsenin […]