Bir duvar ressamının işi, 5 Ekim 2018 tarihinde Sotheby’s London gibi dünyaca ünlü müzayede salonlarından birinde açık arttırmaya girsin. Teklifler arttıkça artsın, çekicin masaya vurulduğu an, £ 1.042.000 fiyatıyla alıcı bulsun. Herkes şaşkınlıkla rekor fiyatı konuşurken, şaşkınlık daha da büyüsün. Öyle ki satıştan sadece birkaç saniye sonra işlemeye başlayan bir düzenek -hani kâğıt öğütücüler vardır ya onlara benzeyen türden- benzer bir imha işleminden geçirdiği eseri, bin bir parçaya bölsün. Salonda bulunanların yükselen uğultuları ve akabinde içeri giren iki görevli, apar topar eseri salondan uzaklaştırsın.

Sanatçı: Banksy; işi: “Girl with Balloon”. Kara mizah, hiciv ve politik yorumlarıyla öne çıkan sokak sanatı işlerinin çoğu, internette paylaşım rekoru kıran sanatçının en çarpıcı erken dönem çalışmaları, Filistin ve Batı Şeria’ya yaptığı bir gezinin sonucunda Bethlehem Duvarı’na çizdiği dokuz resmidir. [1] Balonlu kız da bu duvara çizili resimlerden biriydi.

Banksy, çalışmaları kadar gizemiyle de adından söz ettiren bir isim. Sanatçı şimdiye kadar kendini gizlemeyi başarmış, belki de bilinen (mecazen!) en meşhur grafiti ustasıdır. Sanatçının kendisinin de dediği gibi, “Bir şey söylemek ve insanların dinlemesini istiyorsanız, o zaman maske takmanız gerekir. Dürüst olmak istiyorsan bir yalanı yaşamalısın.” [2] Böyle bir strateji izlemeyi tercih etti belli ki, kendini gizledi. Bir müzayede salonunda arzı endam etmesiyle radikal tutumunda bir gedik mi açıldı diye hakkında konuşuldu. Fakat sanat dünyası da eleştiri oklarına maruz kalmaktaydı. Eserini herkesin gözü önünde yok etmiş, bir eylem gerçekleştirmişti sonuçta. Sert eleştirel söylemleri ve gizemiyle ününe ün katan sanatçı, Time dergisi tarafından Barack Obama ve Steve Jobs’un yanı sıra 2010 yılının en etkili 100 kişisinden biri bile seçilmişti. [3]

Gelelim esere, bir duvar resminin nasıl sergilendiğine? Aslında bu eseri, 2002 yılından bir duvar resminin uyarlaması. Bu uyarlamayı bir arkadaşına hediye eder ve sonrasında da müzayede salonunda karşımıza çıkar. Resimde küçük bir kızın, elinden uçup giden kalpten bir balonun ardından bakışını görmekteyizdir. “Kırmızı balon, çoğumuzun çocukluk ve umut motifi olarak bağ kurduğumuz arketipsel bir semboldür ve bu resim, kız balonu kaybediyor mu, yoksa onu yakalamak üzere mi; gördüğünüze bağlı olarak ya masumiyet kaybı ya da ümidin gelişi olarak görülebilir. Kalp şeklindeki balon; rüyalar, özlemler, çocuksu saflık ve masumiyet için bir sembol olarak kabul edilirken kalp şekli sadece umut veya neşe anlamına gelebilir.” [4] Yorumlar çoğaltılabilir. Peki aşk bunun neresindedir?

Elimizde aşkı çağrıştıracak bir tek motif var: Kalp balon. Hani geçen hafta, her köşe başında, sevdiceğine “seni seviyorum” demenin yollarından biri olarak bol bol gördüklerimizden. Fakat o da değil. Eser müzayede salonunda “Girl with Balloon” ismi ile satıştayken iş bir performansa dönüşüp un ufak olduktan sonra yeni bir başlık verilir kendisine: “Love is in the Bin”. Yeni isimle yeni kimliğe bürünen bir eser vardır karşımızda.

Balonlu kıza dair yorumlar neydi, umuda dairdi: ya kaybettiği ya da yakalamak üzere olduğu. İsim değişti, aşk artık çöp kovasındaydı; imha edilmesiyle kendini bulduğu yer ima edilmekteydi. Bu aşk sanata duyulan aşk mı, tutkularımızla kendisine değer atfettiğimiz şeylere bir ima mı; aşkın gerilimli tarafını düşünecek olursak müzayede salonu ile duvar sanatları arasındaki gerilimde kazanan tarafa atıf mı; elinden uçan giden umudun, keskin bıçaklar vasıtasıyla geri dönüşsüz bir şekilde kıyılması sonucu “bir daha dönmesini bekleme artık, her şey bitti” demenin bir şekli mi ya da tam tersine “sandığınız gibi değil” demek mi? Sanatçının radikalliğini bilince ve çok boyutlu yürüttüğü eleştirilerinden haberdar olunca “bir şovdu yapılanlar” diyenleri bir kenara bırakırsak tüm bu cevapları sahiplenmek mümkün görünüyor.

Sanatçı aşk teması üzerinden eylemlerine (!) devam etti. 2020’de Bristol’de bir evin sakinleri 14 Şubat sabahı uyandıklarında duvarlarında gördükleri Valentine’s Day grafitisiyle şaşkınlığa uğradılar. Banksy, kısa bir süre içinde eserin kendisine ait olduğunu doğruladı. Yine küçük bir kız -bu sefer elinde sapan- ve sapanın istikametinde kırmızı bir çiçek yığını göze çarpmaktaydı.

Piyasanın “Ehlileştiremediklerimizden misiniz” [5] sorusuna, grafitinin tüm isyankârlığı ile “evet, ehlileştiremediklerinizdenim” şeklinde bir cevabı olarak okursak şayet bu işleri, iki kişi arasındaki muhabbetin bir kutu özel yapım çikolata veya kalp şeklinde bir balonla ehlileştirilmesi çabalarına geçiş yapabilir, bu itirazı üstlenebiliriz. Aşkın yapış yapış sembolizminden aşkın artık çöp kovasını boyladığı trajedisine nasıl varıldığı üzerine düşünmeli. Aşk mı çöp kovasını boylayan yoksa aşk adı altında kırmızı balonlar mı, sahte umutlar mı, -mış gibi yaşananlar mı? -Mış gibi yaşamlar gerçekliğin üzerini örtmüş gözüküyor. Elinde sapanıyla küçük bir kız etrafımızı saran gerçekliklere inat, duvarlarda çiçekler açtırıyor.


Not: Yazıya ait görseller alıntı yapılan sitelerden temin edilmiştir.

[1] https://www.sothebys.com/en/artists/banksy?locale=tr

[2] https://www.myartbroker.com/artist/banksy/

[3] https://www.sothebys.com/en/articles/21-facts-about-banksy?locale=en

[4] https://www.myartbroker.com/artist/banksy/love-is-in-the-bin/

[5] https://ziftsanat.com/sanatin-kiyisinda-bir-sokak-sanati-grafiti/


0 yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Arkadaşlarınızla paylaşın