Wim Wenders’ın Perfect Days‘i (2023) üzerine yazılanların, düşünülenlerin büyük paydası sanki aynı yerde toplanıyor; filmin anlatı ile görüntü arasında bir ara form olduğu çoğunlukla ıskalanmış görünüyor. […]
Eski toplumlarda körlük bir sakatlık belirtisiydi. İnsanın uğrayabileceği en korkunç felâketti. Bu yüzden körler ya öldürülür ya böyle kimselere dilencilik yaptırılır veya erkekse kürekçi, kızsa fahişe […]
Christopher Nolan’ın Odysseia uyarlaması The Odyssey, henüz vizyona girmeden yarattığı beklentiyle son yılların en dikkat çekici sinema olaylarından biri olacağının sinyallerini vermişti. Batı kültür kanonunun kurucu […]
“Biz onu (Kur’an’ı) senin dilinle kolaylaştırdık ki onunla takvâ sahiplerini müjdeleyesin ve inatçı bir topluluğu uyarasın. Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Şimdi onlardan herhangi […]
Nora’ya (Renate Reinsve) altı yaşındayken öğretmeni bir ödev verir. Bir nesnenin gözünden hikâye yazacaktır. Nora, bu ödev için yaşadığı evi seçer. Bu evde daha önce aile […]
Film analizini, filmleri salt beğeni kriterinden çıkararak onları düşüncenin yoğunlaştığı metinler olarak anlamını yeniden kurma çabası şeklinde tarif edebiliriz. Bir planın atmosferinde, bir bakışın tekrarında, bir […]
Herakleitos fragmanlarının birinde “Değişimleri ve her şeyi meydana getiren, mevsimleri belirleyen, düzenleyen, gösteren ve bildiren güneş, devirlerin yöneticisi ve gözetleyicisidir.” ifadesi yer alır. Macar yönetmen Béla […]
Gazze’de neredeyse iki yıldır süren katliamların, yakın gelecekte Müslüman sinemacıların film yapma eylemlerini kökten etkileyeceğini öngörmek için kâhin olmaya gerek yok. Meseleyi salt politik bağlama sıkıştırmak […]
“Önünde yayılan sürüyü gözle bir. Ne dünü ne bugünü bilir, bir o yana sıçrar, bir bu yana, yer, uyur, geviş getirir, yeniden sıçrar, sabahtan akşama, bugünden […]