21 Mayıs 2021
Yalçın Armağan’la Türkiye’de Yazar Otobiyografileri Üzerine (I)
“Türkiye’de Otobiyografiler Fazla Neşeli” Yalçın Hocam, bir edebiyat araştırmacısı olarak sizi Türkiye’deki yayıncılık tarihi ve özelde otobiyografiler üzerine çalışmaya yönelten saikler nelerdir? En başta kuramsal bir […]
19 Mayıs 2021
Nereye Gidiyorsun Aida?
Bosna Savaşı, can yakıcılığını gençliğimizde idrak ettiğimiz en acı olaylardan biri. 1991-1995 yılları arasında Yugoslavya dağılırken fatura, Avrupa’nın ortasındaki biricik Müslüman topluluğa kesildi. Boşnak yönetmenler çeşitli […]
17 Mayıs 2021
Düşünmen Yetmez!
Başlığım yıllar öncesinin bir sergisinden. [1] “Düşünmen yeter” klişesine nazire yapan cümle, bir fotoğraf sergisinin küratörünce uygun görülmüş, dönüşerek bir başlığa evrilmişti. Sergiye gidemedim, gezemedim. Ama bazı başlıkların […]
8 Mayıs 2021
Mor Salkımlı Ev’den Ramazan Hatıraları
Halide Edip Mor Salkımlı Ev adlı hatıratında, hafızasında yer etmiş ilk Ramazan’ını anlatırken İstanbul’da bir Ramazan gününün gündüzüyle, gecesiyle nasıl yaşandığını gözümüzde canlandıracağımız bir canlılıkla tasvir eder: Sabah […]
5 Mayıs 2021
Mingus’un Çocukları
Geçtiğimiz aydı. Musikiperver dostum Aykut Özgel’le yazışırken bana şöyle demişti: “Bir albüm tavsiye edeceğim. Charles Mingus ‘Let My Children Hear Music’. Yazıdan sonra dinledim. Yazının tesiri mi, yoksa […]
1 Mayıs 2021
Refik Fersan Anlatıyor: “Bülbül tanbur dinliyor…”
Murat Bardakçı, 1995 yılında derleyip gün yüzüne çıkardığı Refik Fersan’ın hatıralarını “iki devrin romanı” olarak tanımlar; “Osmanlı’nın son zamanlarıyla Cumhuriyet’in ilk yıllarının” romanı. İmparatorluğun kalburüstü ailelerinden […]
29 Nisan 2021
Vertigo: Bir Hayalet Hikâyesi mi, Bir Hikâyenin Hayaleti mi?
“Haykırdı Eurydike: ‘Bu ne, Orpheus, bu ne? Bu ne çılgınlık böyle, seni de yok eden, zavallı beni de?” [1] Çocuklar sevdikleri bir hikâyeyi hiç bıkmadan tekrar tekrar […]
24 Nisan 2021
Dikkat Kırılabilir!
Prens ta başta, daha salona girer girmez, Aglaya’nın kendisini son derece korkuttuğu o Çin Vazosundan elden geldiğince uzağa oturmuştu. İnanılmaz gibi bir şeydi ama, bir gece önce Aglaya’nın kendisine söylediklerinden […]